5 Ağustos 2010 Perşembe

Düşünürüz hep sonraki adımları. Neden ki? Herşey sadece basit aslında. Saatler geçiyor, günler akıyor öyle ya da böyle. Ya gün sonlarında geriye kalanlar? İşte, onlar bir sonrakini oluşturuyor. Ya da oluşturmayıp, günler kendi sıradanlıklarında akıp geçiyor.Kendimizi parçalasak da, yatıp uyusak da, aslında günden geriye kalanlar kalıyor yalnız hayatta. Müzik güzelse yıllarca dinleniyor, fotoğraflar kalıyor albümlerimizde o anlara ait. Kedimiz büyüyor, zaman akıyor, saatler eksiliyor,rüyalardan uyanılıp, yüzler yıkanıp,güne devam edilirken, geriye sadece umutlar, yıkılan hayaller, kazançlar ya da yaşanılanların heyecanı kalıyor.Aslında bir tiyatro oynanıyor. Ya eğleniyorsunuz, ya dram yaşanıyor. Ama sadece gerçek olan, gerçekleşen tek şey, kendimiziz aslında. Kendimizden geriye kalanlar. Hayatımız. Yaşadıklarımız. Yaşayamadıklarımız. Umutlarımız.Yaptığımız seçimler, ödediğimiz bedeller, vücudumuza soktuğumuz vitaminler, ya da içkiler.Hepsi bize ait. Sadece kendimize. Geriye kalanlar?
Yine biz.
Ben, siz, O...
Gidenler?
Sadece ben, siz ve O...