İnsan nasıl tanınır? Nasıl tanımlanır? Ailesiyle mi? Ailesindeki fertlerin tanımlamalarıyla mı? Ya belki onlar sizi hiç tanımamışlarsa, sizin hakkınızda yorum yapıp, sizi tanımlamaktalarsa? Ya da sizi çok iyi bilip tanıdıklarınzı söyleyen o bir takım bilmişler sizi sizin adınıza hem dış görünüşünüzle hem iç yapınızla yorumlayıp, tanımlıyorlarsa?
Bence herkes susmalı. Herkes yerini bilmeli. Bu siz yaşarken de, öldükten sonra da böyle olmalı... Nasıl konuşulur, nasıl istenirse, benimsenirse öyle yorumlanır. Halbuki YANLIŞ. kocaman bir yanlış, YALAN! Çünkü siz sizsiniz;o da O...
Siz kendi bildiğinizi yorumlarsınız, savunursunuz; O ise sadece kendi bildiğini...
Hangisi sizsiniz peki? O mu, öbürü mü? Kim karar verecek? Siz öldünüz.Peki siz bu saçma yorumlar için mi yaşadınız? Hep böyle mi anılacaksınız?
Kimse ağlamasın, sakın... Bilmeden, tanımadan; bildiğini sanıp, gözyaşlarıyla kandırmasın. Ya sevsin, ya sevmesin. Ama sevdiğini sandırıp, sakın kandırmasın. Çünkü gerçekten bilenler gerçekten tanıyan o nadirler tarafından yıkılacaklar. Bu yüzden sakın kandırmasınlar. Kendilerini ve diğerlerini.
Sevdiklerinizi gerçekten iyi tanıyın. Öyle tanıyın ki, bilmeyen, bilinmeyen, sorulamayan soruları sorun onlara... Ve sakın yargılamayın duymak istemediğiniz o cevaplar için,sadece şükredin, bir canlıyı, bir yaratılanı tanıyabildiğiniz için... Hayal ettiğiniz kişi olmadığı için.Sadece özgün yeni bir keşif gibi, tat alın O'ndan. Yaşayın O'nu.Röller ayrı. İnsanlar ayrı. Herkes farklı hayatta. Bu bize bir lutuftur aslında. Tanrı hediyesidir. Ama sadece görebilenler; egoyu bırakıp, karşındakini sayanlar anlayabilir. Birilerine birşeyler kazandırmak adına, sadece başkalarına birşeyler yapmış ve bunun hazzını yaşamak isteyenler anlayabilir ince ayarı...
O sade, yalın, sessiz ama güçlü sesi... Duyguyu, hazzı, o kalp atışını... Yaşadığını...O babaya olan sarılıştaki, acizane çocuk hisleri, ya da o çocuklugunuzdaki en saf arkadaşça duyguları...Bir müzik, bir dans, bir film... Hepsini bilemezsiniz. Ama sadece yaşarsınız. Bu duygular sadece sizindir, ama sizi bilenler, gerçekten bilenler... Bıraksınlar, sahnede sadece onlar olsun. Onlar siz hayattayken geriye bıraktığınız, sizin söz vasiyleriniz olsun.Konuşamadığınız, söyleyemediklerinizi söylesin onlar.Yeter ki doğruyu gerçeği ve SİZi anlatabilsinler, ki böylece siz yattığınız yerde huzur içinde uyuyabilesiniz...
2 yorum:
Canım benim
Ellerine sağlık!Zamanı çoktan gelmişti derinliklerini çıkarıp,bizlerle paylaşmanın.Seni "sen" olduğun için çok seviyorum! Bu dünyada buluştuğumuz için çok şanslıyım!
CANIM ARKADASIM BENİM. SAOL!
Yorum Gönder