06 Temmuz 2010 Salı
Birini sevdiğinizde... Birini, bir şeyi, bir varlığı, ya da yokluğu, olmayanı... Fedakarlık yaparsınız, herseyi riske atarsınız sonucuna bakmadan.Ya da atmaz, yolunuza devam edersiniz. Sonra...? Sonra gerçekleri görüp, üzülüp, keşke demez misiniz? Keşke şöyle böyle diye... Sadece sevmek yeterli mi bize? Sadece seviyorum demek. Değil aslında. Kalbe bakın. Kalbiniz ne derse odur aslında gerçek, asıl olan. Sonrasını düşünmez ki kalp. Sadece o andır. O mutluluk, hüzün, aşk, his, korku, seks, ya da neyse... Ama sonradan, sabah olur, güneş yine doğar. Yaşanılan, sadece riske dolup içine attığınızdır. O andır. Güneş yokken olanlardır. Gecedir.Sabahtır. Sabah olan, gece olanların yorumudur. Ya da yorumsuzu...Yorumlamayın hiç. Ben yorumlamıyorum artık. Yaşanılan kardır bize diyorum sadece. Mutlu olma anları, onalr öyle az ve nadir, hassas ve değerli ki.. Bazen hergün aynı yatakta beraber oldugunuzla hissedemeyip, bir gecede yaşanılandır. İçinize dolandır, ya da bosalttığınızdır:)
Sakın durmayın.Geçen her dakika bize aleyhtedir çünkü. Onlar bir KEŞKE' dir. Fedakarlık edin, verene verin, alana verin, verenden alın. Hayat işte böyle yaşanır çünkü. Ama kırmayın, üzmeyin. Geri gelir çünkü.Bir şekilde ödenir alınanlar, alınır verilenler, gelir gidenler ya da gidenler gelir geri. Karşımıza çıkar. Korkmayın eğer haklıysanız. Başka türlü geçmez bu hayat. Yaşayamadıklarınızı yaşayın. Ötekiler yıpratır alır içimizdekileri, kaşındırır, sıkar, sorgular düşüncelerimizi hergün. Yapmamak lazım. Yapmamayı başarmak lazım veya yapmayı. Sadece sevmek lazım, sadece sevmek. Sevmemek değil.
Hep sevgiyle kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder